2 + 2 = 5

Herhengi bir veya birden fazla sebeple bir birleşme düşünülüyorsa, hangi şirketle, ne şartlarla birleşileceği çok iyi tespit edilmelidir. Çünkü hiçbir yatırım kararı, bir firmanın aktifi ve pasifi ile nihai satışı kadar kapsamlı olmadığı gibi, geriye dönülemez bir nitelik de taşımaz. Bir birleşme, birleşen şirketlerin birleşme sonucundaki net bugünkü değer ve karları, birleşme öncesindeki toplam net bugünkü değerleri ve karları toplamından daha fazlaysa ekonomik açıdan anlamlıdır. Bu ise genelde “sinerji” olarak adlandırılan olgunun neticesidir. Sinerji, 2 + 2 = 5olarak açıklanabilir. Bir başka deyişle, bütünün ayrı ayrı parçaların toplamından fazla olmasını ifade eder. İki şirketin karışımı ile ortaya çıkan yeni şirketin değeri onu oluşturan şirketlerin değerlerinin toplamından daha fazla olmaktadır. Sinerji etkisi, büyük ölçüde, yönetim ve üretim giderlerinin azaltılması, iyileşen dağıtım ağı, yeni pazara giriş, ölçek ekonomilerinden yararlanma,yüksek rekabet imkânı gibi nedenlere dayalı olarak ortaya çıkmaktadır.

Şirketlerin ortak amacı, sürekliliklerini sağlamaya çalışırken değerlerini maksimum seviyeye çıkarmak ve yanı sıra ekonomik büyüme gerçekleştirecek ülkelerin refah düzeyini arttırmaktır.

Ekonomik büyüme olgusu özellikle ülkemiz gibi gelişmekte olan ülkeler açısından, hele de üretim sektörü ağırlıklı ülkelerde çok önemlidir. Çünkü genel olarak gelişmekte olan ülkelerde sanayinin ve hizmet sektörünün yapısı büyük oranda yaşam süreleri de ölçekleriyle paralel giden küçük ve orta ölçekli şirketlerden oluşmaktadır. Bu çok sayıda, dağınık, küçük ve çok verimli olmayan şirketlerden oluşan sanayi ve hizmet yapısının değişmesi gerekmektedir. Yeni bir Mali politika ile desteklenecek şirket birleşmeleri, ülkemiz ekonomisinin çok daha sağlam finansal bir yapı zemininde, istenilen rekabetçi ve düşük fiyat politikası ile sadece iç piyasaya yönelik değil, dış piyasalara yönelik olarak da büyük bir ivme kazanacaktır.

Şirket evlilikleri, güçlü bir sermayenin oluşumu ve kurumsallaşma alanında büyük katkılar sağlamaktadır. Ülkemizde örneklerine pek rastlanmayan sermaye evliliklerine ender bir örnek olarak Levent ve Hacıali Şirketler grubunu gösterebiliriz.

Her biri kendi sektöründe lider olan iki grup aynı zamanda da farklı bazı sektörlerde ezeli birer rakip olarak 30 yıldan fazladır ticaret hayatının içerisinde faaliyet göstermektedirler. Tek tek incelendiğinde ada ekonomisi içerisinde büyük ölçekli katma değer yaratan ender Şirket gruplarından olan Levent ve Hacıali grubu geçtiğimiz yıl Kıbrıs Türk Petrolleri Ltd’nin (KTP) özelleştirilmesi noktasında bir sermaye evliliği yapmışlardır.

%90’lık hissesi satılarak özelleştirilen KTP’ni 63 milyon Türk Lirasına satın alan konsorsiyumun başarısı ülkede birçok kesim tarafından ayakta alkışlanmıştır. Sermaye evliliğine yönelik adada ender görülen bu birliktelik iş dünyasında birçok şirkete de örnek olmuştur.

Özelleştirme Yasası kapsamında eğer Kıbrıslı Yatırımcılara pozitif bir ayırımcılık yapılmış olsa idi ben eminim ki bu ve bunun gibi birçok sermaye evliliği daha gerçekleşmiş olacaktı. Sermaye evliliklerinde Devlet politikası oldukça önemli bir faktördür. Örneğin iki şirketin sermaye birlikteliğinden doğacak olan sinerji dikkate alınarak bu birleşmeler için vergi muafiyetleri sağlanabilir. Bugün şirket evliliğine ihtiyaç duyulduğuna inandığım özellikle İnşaat ve Bankacılık sektöründe sağlanacak özellikli imtiyazlar, halkın daha ucuza daha kaliteli hizmet almasını sağlayacağı gibi, ülke ekonomisinde yaratılan katma değerde de ciddi bir yükseliş olacağına inanmaktayım.

Kategori
Etiketler

Henüz mesaj yok

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kategoriler
Arşivler